
Ayşegül Ünal
İlk kez birilerine al oku diye vermeyeceğim, pek çok insana ulaşma ihtimali olan ama aynı zamanda acabalardan ırak bir yazı yazıyorum sanırım ve anlatmak istediğim çok şey var :) -köşe yazılarında emoji kullanabiliyor muyuz hocam? Kullanamıyorduysak bile artık geçmiş olsun, ben emojili köşe yazarıyım :)
İletişimde elimizdeki her silahı kullanmalıyız zira. İlk kez köşe yazan ben, gazeteden gazetecilikten bi haber ben, öyle yüksekten yüksekten yazan asık suratlı bir imaj vermek istemiyorum mesela ve bol bol gülücük olacak yazılarımda.

Üzüldüğümü anlatırken bile.
Ki üzüldüğüm pek çok şey var malesef.
92′ 97′ arası oturduğum evimin yıkıldığını görmek çok üzmüştü mesela, yıllar sonra “çocukluğum” diye döndüğüm Samsun’da.
Teselli ettim ama kendimi, Dianetik sağolsun. Yaşamın hareket döngüsü Yaradılış – Hayatta Kalma – Yok olma diyordu çünkü Hubbard. Yaşamın nesnelere olan tutumu budur diyor, yok olmadan yeni bir başlangıç mümkün değil diye de devam ediyordu. Lojman yıkılacak, yeni bir hikaye başlayacak yerinde, yeni çocuklar, yeni oyunlar olacak…
Buna inancım tam.
Samsun biraz beni zorlasa da bu konuda inancım tam.
Biraz hayal kırıklığı yaşadım sadece hepsi bu. Herşey aynı zamanda olgunlaşmıyor demek ki.
Benim çok daha geniş iş imkanları, daha gelişmiş bir sanayi, ihracatta öncü bir liman, müreffeh Samsun hayallerim için lojmanlar yıkılmalı, yeni çocuklar yeni hikayeler yazmalı ve bir 30 yıl daha geçmeli demek ki, hayalimdeki daha büyük Samsun için…
Yine de inancım tam.
Umudumsa daha erken bir uyanış, potansiyelin daha erken keşfi, hayalimden daha büyük bir Samsun…
Haydi çocuklar, biz başaramamışız, sahne sizin.



















