
ŞEVVAL KESKİN
HZF GLOBAL MEDYA
Albert Einstein’ın sözü “Çocuklarınızın zeki olmasını istiyorsanız onlara masallar okuyun.
Daha zeki olmalarını istiyorsanız, onlara daha çok masal okuyun” ve zekâ gelişimini masal
okumaya dayandıran yaklaşımı, bu anlatıların erken çocukluk dönemindeki kritik rolünü
vurgular. Masallar, çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal kapasitelerini geliştiren çok boyutlu
birer gelişim portalıdır.

Bilişsel düzlemde masallar, çocukları günlük gerçekliğin ötesine taşıyarak hayal gücü ve
yaratıcı düşünme becerilerini pekiştirir. Zengin betimlemeler içeren dilleri, çocukları standart
konuşma dilinin dışındaki kelimelerle tanıştırarak dil gelişimini desteklerken; kafiye ve
tekrarlı yapılarıyla odaklanma ve hafıza kapasitesini artırır.

Psiko-sosyal açıdan masallar, karakterlerin karşılaştığı engeller üzerinden çocuklara problem
çözme stratejilerini ve dayanıklılığı öğretir. Korku veya yalnızlık gibi karmaşık duyguların
güvenli bir anlatı çerçevesinde işlenmesi, çocuğun kendi hislerini anlamlandırmasına ve
empati yeteneğinin gelişmesine olanak tanır. Ayrıca, masallardaki iş birliği ve ahlaki değer
vurguları, çocukların toplumsal normları ve etik değerleri içselleştirmesine yardımcı olur.
Özetle masallar; bilişsel esneklik, duygusal farkındalık ve karakter gelişimi için erken
çocukluk döneminde ikame edilemez bir eğitim aracıdır.

Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Öğretmenliği Ana
Bilim Dalı Topluma Hizmet dersi kapsamında Dr. Öğr. Üyesi Gülçin BİLGİNER
rehberliğinde hazırlanmıştır.
KAYNAKÇA
https://www.cmosc.o




















