Ahmet Faruk Keçeli yazdı : ”1838 BALTALİMANI ANTLAŞMASI”

1838 BALTALİMANI ANTLAŞMASI
1838 BALTALİMANI ANTLAŞMASI
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 1838 BALTALİMANI ANTLAŞMASI

Ahmet Faruk Keçeli

Ahmet Faruk Keçeli

1838 Baltalimanı Antlaşması veya diğer adıyla 1838 İngiliz Ticaret Antlaşması, Osmanlı tarihinde önemli bir yer tutar.

Bu yazıda tarihte tartışmaya konu olan bu antlaşma farklı yönleri ile ele alınacak, bir devletin borçlanmasının nasıl sonuçlar doğurduğu ile ilgili değinilerde bulunulacak, günümüze ışık tutulacaktır.

1854 yılında, Osmanlı Kırım Savaşı’nı finanse edebilmek için ilk Uluslararası Borcunu almıştır. Genellikle, serbest ticaret antlaşmaları, ticaret açıklarına sebep olmakta, bu ticaret açıkları yurtdışından borçlanma ile karşılanmaktadır.

Türkiye’nin Dünya Ticaret Örgütü isteklerine uyması ve AB ile Gümrük Birliği’ni kabul etmesi yeterince iktisatçılar tarafından bilinen konular değildir. Elbette, ülkenin okur-yazar tayfası konuyu tamamen bilmediği için, siyasilerin de konuya tam vakıf olduklarını söyleyemeyiz. Ancak şunu söyleyebiliriz ki, Nisan 2025 itibariyle Türkiye’nin borçlanma hacmi 500 milyar doları bulmuştur. Bu borçlanmanın çoğu kamu kesimine aittir.

Osmanlı’da, 1838 yılında ticaret antlaşması imzalanmış, 1839 yılında Tanzimat Fermanı ilan edilmiş, 1844 yılında parasal reformlar kabul edilmiş, 1854 yılında ilk yurtdışı borç alınmış, 1856 yılında Osmanlı Bankası kurulmuş ve Hatt-ı Hümayun ilan edilmiş (bu ilanla “Mülkiyet hakkı İmparatorluğun bütün tebalarına sağlanacaktır” denmiştir.) ve 1881’de Osmanlı Kamu Borç Yönetimi olan Muharrem Kanunnamesi kabul edilmiştir.

İster tarihte olsun, ister şimdi; borçlanan ülke borçlandığı ülkenin siyasi taleplerini daha fazla yerine getirmek zorunda kalmaktadır. Buna literatürde “borç tuzağı” denmektedir.

Osmanlı Batı’ya yönelmesine rağmen, İngiliz Ticaret antlaşmasına kadar; egemenliğini koruyabilmiş, Batı’nın ellerine düşmekten kurtulabilmiş, Batılı reformculara veya modernistlere boyun eğmemiştir.

Peşine Tanzimat Fermanı gelmiştir. Tanzimat Fermanı’nı hazırlayan Mustafa Reşid Paşa, Paris ve Londra’da Elçi olarak bulunmuştur. Mustafa Reşid Paşa, Baltalimanı Antlaşmasını Mısır’a karşı İngilizlerin desteğini almak amacıyla imzalamıştır. Bu iddiada bulunanlara karşı Mustafa Reşid Paşa’nın İngiliz hayranı olduğunu iddia edenler de vardır. Ancak Osmanlı ordusu o zamanlar Mısır ordusu karşısında zor durumdaydı.

Burada bir not düşmek gerekiyor: Batılılaşma yolunu gerektiren koşulları tartışan tarihçiler arasında iki ayrı görüş çekişmektedir: Bir görüşe göre Osmanlı Batılılaştığı ve modernleştiği için çökmüştür. Bu görüşe karşı çıkanlara göre ise; bu görüşü savunanlar Osmanlı’nın niye Batılılaşma yoluna girdiklerini anlamamaktadırlar demektedir.

Osmanlı Batılı güçler karşısında toprak kaybetmeye başladığı için Padişah III. Selim tarafından reformlar başlatılmıştır. Gavur Padişah olarak bilinen II. Mahmut tarafından da devam ettirilmiştir.

Yalnız bu reformlar da kaçınılmaz sonu engelleyememiş, 1854 yılında Kırım Savaşı nedeniyle dışarıdan borç alınmıştır. Hem o gün hem bu gün yükselen dış borçlar azalan egemenlik anlamına gelmekteydi.

Her ne kadar Avrupa değerleri; demokrasi ve insan hakları ülke insanımız için yararlı olsa da, Avrupa Birliği’ne bağlılığımız Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarına tehdit anlamına gelmektedir. Avrupa Birliği bir ekonomik birlik olduğu gibi, bir siyasi birliktir de. Aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri gibi emperyalist bir birliktir. Onun Avrupa değerlerini evrensel değerler haline getirme düşüncesi yoktur. Nerde çıkarları hangi yönde ise bir ülkede o yönetimi kabul eder. Avrupa devletleri ondokuzuncu yüzyılda nasıl ise, bugün de aynıdır. Mesela, Ortadoğu’nun Kraliyet rejimlerine sesleri hiç çıkmamaktadır.

1838 BALTALİMANI ANTLAŞMASI
1838 BALTALİMANI ANTLAŞMASI

Zaten halklar arasında insan hakları, kardeşlik ve demokrasi olur, devletler arasında değil. Bu değerleri onlar, devlete karşı mücadele ile edinmişlerdir. Yaygınlaşmasını da devletten bağımsız halklar ve sivil toplum güçleri ister. Bu yüzden Avrupa devletlerinin birlikteliği olan AB’den emperyalizmden başka bir şey beklemek yanlıştır. Ayrıca günümüzde yükselen sağcı dalga ile Avrupa, değerlerini evrensel değerler olarak kabul etme iddiasından vazgeçmiş durumdadırlar.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Ahmet Faruk Keçeli yazdı : ”1838 BALTALİMANI ANTLAŞMASI”

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

HZF Global Medya ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin